Kasım 25, 2008

Is Africa Addicted to Aid ???

Her zaman tartışılan bir konu olmuştur dış yardım. Bu konu genellikle Afrika örneği kullanılarak olumsuz ve etkinsiz olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Peki dış yardım gerçekten kötü müdür?? Etkinsiz midir?? Her zaman söylenen bir söz vardır :"Bir adama hergün balık vermek yerine ona balık tutmayı öğretin." acaba gerçekten böyle mi yapılmalı ?? Ya da dış yardım yapan ülkeler yardım alan ülkeleri kendilerine bağlamaya mı çalışmaktadırlar?? En kısa zaman da benim yaptığım okumalardan çıkan cevapları bulacaksınız.

Kasım 17, 2008

Biliyorsan Konuş Alim Sansınlar Bilmiyorsan Sus Adam Sansınlar...

Başlıkta kullandığım atasözü ilk bakışta biraz ağır gelebilir ama emin olun az bile. Canım ülkemin güzel insanlarının çok garip ve dünyadaki hiçbir kavimde olmayan özellikleri var. Ne mi ! Tabi ki her konu hakkında bilgi sahibi olunmasa bile kanı sahibi olunması ve her konu ile ilgili "çok önemli bir tanıdık"tan "duyumlar" alınması. Bunun en son örneğini Fenerbahçe-Ankaraspor maçından sonra Ankaraspor'un "onursal" başkanı İ.Melih GÖKÇEK'in yaptığı yorumlarda gördük. Şimdi kısaca İ. Gökçek ve Basit Düşünen Adam arasındaki konuşmaya bir bakalım.
Vatan gazetesinin spor sayfasında i. GÖKÇEK'in şu iddialarına yer veriliyor :
İddia 1: "Geçen hafta salı günü Ankara’dan bazı arkadaşlarımızdan bize bazı duyumlar iletildi. Bizim maçın hakeminin Yunus Yıldırım olacağını söylediler ve "İnce ince kıyılacaksınız“ dediler.Haberi verenler yabana atılacak kişiler değil. Bu işi bilen, duyumları hep doğru çıkan kişiler." Aynı zamanda vatan gazetesi eklemiş : Aynı duyum bize de geldi.

Basit Düşünen Adam : Ya madem size böyle bir duyum geldi neden basın toplantısı düzenleyerek bu bilgiyi bizlerle de paylaşmadınız ?? Malum İzmir'in suları arsenikli diye bile basın toplantısı düzenleyebiliyorsunuz. Ayrıca bu yabana atılmaması gereken ve de duyumları hep doğru çıkan kişiler kimler ??? Şimdi insanın aklına demek ki bu tip şeyler hep oluyor herkes bir şekilde bazı oyunların içine giriyor diye geliyor. Madem böyle duyumlar hep geliyor ve doğru çıkıyor neden herhangi bir dava açmıyorsunuz ?? Yoksa siz de bu yabana atılmaması gereken kişileri kullanarak bir takım işlerinizi mi hallediyorsunuz ?? Aynı şeyler Vatan gazetesi için de geçerli. Neden bunları yazmamışlar anlayamadım demek ki onlarında bu işlerden çıkarı var belki de iddia oynuyorlardır. Benim aklım karıştı şimdi vallahi...

İddia 2: "7. dakikada Murat’a yapılan yüzde 100 penaltımız verilmedi.. Edu orada sarı kart görse, daha sonar 2. sarıdan atılacak.. Penaltıdan golü bulursak, F.Bahçe açılacak, biz de kontratak takımıyız, maçın seyri değişebilecekti."

Basit Düşünen Adam : Hocam şimdi eğer bariz gol şansını engelliyorsa zaten Edu'nun kırmızı karttan atılması gerekmez mi ? Neyse dediğiniz gibi Edu o pozisyonda sarı kart görse maç içerisinde bir sarı kart daha görüp atılacağını nereden biliyorsunuz biri kulağınıza mı fısıldadı yoksa "yabana atılmaması gereken ve dedikleri genelde doğru çıkan arkadaşlarınız" mı dedi ???
Kaldı ki penaltıyı gole çevireceğinizi nerden biliyorsunuz ya direkten dönse topu Edu alsa koşa koşa gidip gol atsa belki maçın kaderi çok daha başka olucak bilebilir miyiz. Kaldı ki Fenerbahçe'nin açılacağını nerden biliyorsunuz vallahi çözemedim bir türlü. Galiba bunlar biraz size has fantaziler oluyor. Ne demişler halamın sakalları olsa amcam olurdu.

İddia 3 : "32. dakikada Carlos’un kendini yere atmasına hakem faul çaldı, oradan golü yedik."

Basit Düşünen Adam : Yahu hakem faul çalarken gol olacağını nerden biliyor idmanda Carlos'la birlikte mi çalışmışlar ?? Peki bu arada Ankaraspor'un kalecisi ne yapıyormuş sonuçta atışı Carlos boş kaleye kullanmadı değil mi ? Hem penaltıda değildi yanlış hatırlamıyorsam. Neyse ben bunu da çözemedim.

İddia 4 : "38. dakikada takımımızın en önemli silahı Özer’e yapılan faul verilmedi, çocuk çileden çıktı ve sarı kart gördü.. Hocası atılabilir endişesiyle onu dışarı aldı, ayrıca Özer G.Saray’a cezalı duruma düştü."

Basit Düşünen Adam : Takımınızın en önemli "silahı" neden çileden çıkıyor sorması ayıp sahada kuralları en iyi bilen kişi hakem değil mi ? Kaldı ki faulün verilmemesi onun çileden çıkmasını nasıl haklı kılıyor anlayamadım. Yani şimdi her oyuncu kendisine yapılan faul verilmeyince çileden mi çıkmalı ?? Madem bu arkadaş takımın en önemli "silahı" neden emniyet kilidini kapatmıyorsunuz. Bi de her sarı kart gören oyuncu kesin 2 sarı kartı da görüyor mu bu nasıl bir akıl yürütmedir anlayamadım ya da hocası neden böyle bir şeyden korkuyor , oyuncusunun psikolojik sorunları mı var dengesi mi yok ?? Ya galatasaray maçında cezalı duruma düşmesinin bu maçla ne alakası var ?? demek ki bu "çoçuk"un 4. sarı kartı bu. Keşke kendine daha önceki maçlarda hakim olsaymış tüh tüh tüh.

Biraz renk katmak için Basit Düşünen Adam'ı soktum devreye , tamamen kurmacadır. Yoksa emin olun çok daha ağır konuşabilirdi :)) Neyse bence siz siz olun başarısızlıklarınızı başkalarında değil kendinizde arayın o zaman belki yenilgileri kabullenmek, eksiklikleri görmek ve ilerleme kaydetmek daha kolay olur.

Kasım 15, 2008

Mustafa...


Can DÜNDAR'ın çok tartışılan filmi MUSTAFA geçen gün 32.Gün'deydi. Eğer izlemediyseniz buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bence mutlaka hem filmi hem de 32. Gün'ü izleyin.

Kasım 02, 2008

Rambonun Esrarı



Rambo tarihe geçecek bir hileye imza attı. Bu yıl 30uncusu düzenlenen Avrasya Maratonu'nda bizim rambo 40-44 yaş erkekler kategorisinde birinci oldu. Tabi rambo okan'ı tanıyanlar bu işe bir hayli şaşırdı. Neyse ki kısa zamanda rambonun esrarı çözüldü. Meğer bizim rambo maratonda kestirme yol kullanmış. Kullandığı kestirme yol sayesinde de 21.1 km'lik yolu 59 dakika gibi rekor bir sürede koşmuş. Organizatörler bu işe bir hayli şaşırmış. İşin sırrını çözdükten sonra gerçek birinciyi ilan etmişler. Tabi birinci değiştiği için kupayı almak için de rambo'yu aramaya başlamışlar. Ama rambo bu , bu kadarı yetmez demiş ve son bir numara daha yapmış ve maratona katılmak için doldurulması gereken formdaki adres kısmına Fikirtepe Trabzon Kıraathanesi yazmış. Ben organizatörlerin yerinde olsam bu kupadan vazgeçerdim :))

Kasım 01, 2008

Yeni moda site yasaklatma

Kısa ama bir o kadar da uzun bir aradan sonra tekrar birşeyler yazabiliyor olmak çok güzel , kendime geldim oh beee dünya varmış. Aşırı derece de hızlı gelişmelerin yaşandığı bu dönemde aslında yazmak için bir çok konu vardı ; ama Cicitürk sağolsun blog'uma erişim engellendi.
Başlangıçta neler olup bittiğini anlamak epey zor oldu. Bir gün bir baktım ki Diyarbakır 1. sulh ceza mahkemesi blog'uma erişimi engellemiş. Dedim ki Adnan Hoca'nın görünmez eli sonunda bana da "dokundu". Ama biraz araştırınca anladım ki adamın günahını almışım (!) Onun problemi sadece evrimci arkadaşlarımızlaymış. Hoş bende evrime inanıyorum ya neyse...
Meğer cicitürk ne yapması gerektiğini araştırmadan Adnan Hoca'ya özenerek koşmuş mahkemeye ve demiş ki " ya birileri maçların özet görüntülerini sitelerine koyuyor. Her ne kadar bunu yapan az sayıda vatandaşımız da olsa biz biraz heyecan yaratalım ve Türkiye'deki tüm bloglara erişimi engelletelim. Bakın Adnan abimize kafasına eseni nasıl yasaklattırıyo var mı ses çıkarabilen." Aslında burada gariplikler daha da şiddetlenerek birbirini izliyor. Anladık ki cicitürk aslında bloglarına özet görüntüleri yerleştirenlerin ne yaptığını anlayamamış ve daha da kötüsü anlamaya çalışmamış. Bu işin sonunda nasıl bir tepki ile karşılaşacaklarını da hesaplayamamışlar ve bu rezilliğin mimarı olmuşlar. Aslında işi mahkemeye kadar götürmeden gerekli makamlara bir dilekçe ile başvurmuş olsalar tüm yanlışlıklar kolayca düzeltilecek ve bende dahil olmak üzere bir sürü blogger kullanıcısı da mağdur olmayacak. Ama dedim ya resmen Adnan Hoca'ya özenmişler ve zevkine bu işe girişmişler. Hadi cicitürk böyle bir işe girişmiş yapmış bir yanlış bizim bakanımız ve hakimlerimiz neden bu yanlışa ortak oldular onu anlayamadam. Sayın bakan diyor ki daha hakimlerimiz deneyimsiz ileride düzelecek, herşey rayına oturacak. Bu nasıl bir savunmadır anlayamadım. Bu türden bir davada karar vermek için nasıl bir deneyime sahip olmak gerekiyor onu da anlayamadım. Belli ki hakimlerde Adnan Hoca sağda solda site kapattırıyorsa vardır kapatanların bir bildiği biz de kapataşım demişler. Gördüğünüz gibi yanlışlıklar ve rezillikler birbirini süratle izledi ve bloglar patır patır kapatıldı ama allaha şükür kısa zaman da çatır çatır açıldı.
Umarım birileri bu işe bir dur der. Yoksa bu gidişle yakında dünya ile olan tüm bağlantılarımız kopmuş olacak. Bence insanlarımız kafalarını kuma gömmek gibi kısa vadeli çözümler üretmek yerine söylenenleri dinleyip anlamaya çalışmalılar. Belki o zaman milletçe bir "birlikte tartışma ortamı"na sahip oluruz.