Temmuz 24, 2009

World Digital Library

"World Digital Library"

Temmuz 23, 2009

Devrim : İlk Türk Otomobili


Resimde gördüğünüz araba ; 1961 yılında, yaklaşık 4 aylık bir sürede, Türk mühendisler tarafından tasarlanan ve yapılan ilk Türk otomobili Devrim. Devrim'in oldukça ilginç bir hikayesi var. Hikayeyi içeren bir film geçtiğimiz aylarda gösterime girdi. Ben de geçtiğimiz günlerde izleme fırsatı buldum ; ancak pek tatmin olmadım. Biraz interneti kurcalamayayım dedim ve derdemez de güzel bir belgesel buldum. Devrimin hikayesini içeren film belgeselin neredeyse kopyası ancak aynısı değil. Çünkü otuz dakikalık belgesel filmden daha kaliteli ve daha dolu. O dönemde çalışmış olan mühendislerin tamamına olmasa da büyük bir kısmına ulaşılmış ve onlarla röpörtaj yapılmış. Fotoğraflarla süslenmiş belgesel. Filme baktığımda kaliteli oyuncu kadrosunun dışında beğenilebilecek ve bana "iyi ki bu filmi izlemişim" dedirtebilecek bir öğeye rastlamadım desem sanırım filmde emeği geçenlere haksızlık yapmış olmam. Belgeseli izledikten sonra böyle bir filmi bende çekebilirmişim hissine kapıldım ; çünkü daha öncede dediğim gibi filmde, belgesele ek olarak bir şey konulmamış. Ayrıca dikkatimi çeken bir başka konuda Devrim'in yapımında bütün gayretleri ile çalışan işçilerden hiç bahsedilmemiş olması. Filmi izlerken herşeyi mühendislerin yaptığı hissine kapılıyorsunuz. Hatta bir bölümde projenin son günlerine yaklaşılırken atölyede mühendislerden biri gazetecilerin yaptığı haberleri okurken gerçek olmayan iddialara tepki veriyor diğer mühendis arkadaşları haliyle. Bir haberde de aynen şöyle diyor " [...] projenin yapımına yüzlerce işçi tahsis edildi." bunu duyan mühendislerden biri hemen sinirleniyor ve diyor ki " ama bu yalan". Bunlarıda duyduktan sonra sanıyorsunuz ki atölyede ter dökenler sadece mühendis. Ama belgeseli izledikten sonra işin aslı ortaya çıkıyor. Devrim projesinde görev almış yüksek mühendislerden biri atölyelerde yüzlerce işçinin çalıştığını söylüyor ve çok büyük gayret sarfettiklerini de ekliyor. Bana kalırsa görüntü kalitesi açısından filme göre zayıf kalan Devrim belgeseli herşeyi çok daha iyi anlatıyor, dolayısıyla da izlenmeyi daha çok hakediyor. Bu kadar bahsettikten sonra belgeselin linkini vermeden geçmek olmaz. Şimdiden iyi seyirler.

"Devrim İlk Türk Otomobili Belgeseli Eskişehir"
Süre : 30.07
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi 1997

Temmuz 21, 2009

Eğitim ve Öğretimde Başarıyı Artırmanın Elektronik Yolları

İbretle okunması gereken gerçek bir üniversite dramı ... Hani hep derler ya : "üniversiteye hele bir gir 4 yıl sonra çıkarsın". Üniversite yıllarımda bu sözü insanlara gaz vermek için söylüyorlarmış gerçeğin bununla hiç alakası yokmuş diye düşünürdüm ama Aykut hocanın blog'undaki tabloyu gördükten sonra bu söz hakikaten doğru , biz saf gibi öğrenmek ve de öğrendiğimizin üzerine düşünmek için çabaladık diye düşünmeye başladım. Neyse siz iyisimi benim yakınmalarımı dinlemek yerine aşağıdaki linke tıklayarak emek hırsızlığını kendi gözlerinizle görün. Son olarakta bu durumu blogundan duyuran Aykut Hocamızın, yürekten bir, "helal olsun"u ve bu kirli oyunları görmezden gelmediği için teşekkürü hakettiğini belirtelim.

"Bir Garabet Örneği Daha! (veya: Öğretimde Başarıyı Artırmanın Elektronik Yolları!)"

Suç Tarihinin Napoléon'u



Her daim sıcak olan dünya ve Türkiye gündemi havaların sıcaklığı ile birleşince daha bir çekilmez oluyor ve de değerli şahsım kendini gündem-güncel dışı okumalara daha bir kaptırıyor. Etrafta gezinirken referans gazetesine şöyle bir göz atayım dedim ve göz attıktan sonra iyi ki de 'göz atayım dedim' demişim dedim sonradan kendime :)) Bülent ÜNAL'ın bugünkü Referans'ta ilgi çekici bir yazısına rastladım : "Suç tarihinin Napolyon'u". Yazıda suç tarihine adını altın harflerle yazdırmış Adam WORTH'den bahsediliyor. Hemen aklınızdan geçebilir "yahu ne yapmışta adı altın harflerle yazılmış?". Ben yazıyı okumadan merakınızı bir parça gidereyim. Adam WORTH psikopat katil falan değil, sadece hırsız ama işini çok iyi yapan bir hırsız. Zira çaldığı miktarın bir miyar üç yüz milyon amerikan doları civarında olduğu belirtilmiş. Tabi bununla da kalmıyor kendine çok güzel bir servet yapıyor oldukça ilginç yollardan ; ama bir o kadar da kötü bir şekilde hepsini kaybediyor. Yazının tamamını burda özetleyecek değilim dolayısıyla az da olsa meraklandınızsa hemen yukarıdaki linke tıklayarak yazıyı okuyun.



Not : [1] Yazı çok uzun değil. Ayrıca oldukça akıcı.
[2] İlgilenenler için künyesi verilen kitaba Pandora'dan ulaşılamıyor.

You are the products of evolution

You can touch it, you can understand it...



Temmuz 06, 2009

Truva Atı

Facebook diyip geçmeyin bakın neler yapabiliyor. Lütfen tıklayın.

Temmuz 04, 2009

"Kopya Skandalı Büyüyor"

Bu kadarına da pes diyorum.

" Kopya skandalında tutuklu sayısı 9’a çıktı "